Ilgım : Çölde uzaktan su gibi görülen ışık oyunu, serap
Işıkay : Ay ışığı.
Işıl : Pırıltı, parlaklık.
Işılay : Pırıltılı ay, parlayan ay, ışık saçan ay.
Işınay : Aydan gelen ışınlar.
Itır : Yaprakları güzel kokulu, çiçekleri rengarenk bir süsü bitkisi

Ilgar : Dörtnala koşan at. Akın. Eski Türklerdeki at yarışları.
Ilgı : Soy
Ilgım : Serap
Işın : Işık kaynağından çıkan huzme.
Işıner : Işın saçan yiğit.
Işıtan : Aydınlatan, ışık veren.

Ilgaz : Akın yapan. Batı Karadeniz'deki sıradağlar.
Ilgın : Beyaz ya da pembe çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaçcık.
Irmak : Büyük akarsu. Nehir.
Işık : Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Güneş ve benzeri bir kaynağın yaydığı aydınlık.